30/4/2008 - BODRUM TATİL CENNETİ

Begonvillerle kaplanmış beyaz badanalı evleri, daracık sokakları, gece hayatı ve simgeleşmiş kalesiyle Türkiye'nin en güzel tatil yörelerinden birisidir Bodrum... Nice şarkılara ve aşklara konu olmuş büyüleyici atmosferiyle Bodrum... İçinde Prenses 1.Ada'nın etlendirilmiş halini ve Dünyanın ilk sualtı arkeoloji Müzesini de barındıran Bodrum Kalesi, dünyanın 7 harikasından biri olan Mausoleum ve eşsiz bir Bodrum panoramasına hakim Antik Tiyatrosu ile de tarihi zenginlikler sunmaktadır Bodrum... Bodrum'a sürgün gönderilip, Bodrum tutkunu olan Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın başlattığı ve tanıttığı, ünlü Gulet yatlarla yapılan Mavi Yolculuğunda merkezidir Bodrum. Kısacası Cevat Şakir'in dediği gibi "Başka yerde huzur içinde öleceğine, Bodrum'da huzur içinde yaşa..."
Halikarnassos'ta (Bodrum'un eski adı) M.Ö. 484 yılında doğan ve "Tarihin Babası" olarak bilinen
HEREDOT'a göre Bodrum Dor'lar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Karya ve Leleg'ler bu bölgeye yerleşmişlerdir. M.Ö.650 yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos olarak değiştirmişlerdir. Bodrum M.Ö. 386 yılında Persler'in egemenliğine girmiştir.
Halikarnassos en parlak devrini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olunca yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bu dönemde Kral Mausolos'un anısına kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır.
Bodrum M.Ö. 192 Romalıların eline geçmiş ancak bu dönemde önemli bir gelişme göstermemiştir. M.S. 395 yılında Bizaslıların, M.S. XI yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. I. Haçlı savaşlarında Bizanslıların, XIV. yüzyılda tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1415 yılında Rodos Şövalyelerinin eline geçmiştir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir.
Bodrum Kalesi Bodrum Kalesi Rodos (St.Jean) Şövalyeleri tarafından 1402 yılında yapılmaya başlanmış ve 1522 yılına kadar yapımı sürmüştür.(Kalenin inşasının başlangıç ve bitiriliş tarihleri konusunda değişik tarihler öne sürülmektedir.) Kalenin, isimleri İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan ve İspanyol kulesi olan 5 ana kulesi vardır. İngiliz Kulesi, Aslanlı Kule olarak; İspanyol Kulesi, Yılanlı Kule olarak da bilinir. Kale 1770 yılında Rus donanmasının saldırısına uğramıştır.
Padişah II. Abdülhamit zamanında bir hapishane olarak kullanılmıştır. En ünlü kalebent, Halikarnas Balıkçısı olarak tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. Kale 1915 Fransız bombardımanından sonra terk edilmiştir.
1964 yılında Bodrum Kalesi, Müze Müdürlüğü olmuş, 1979 yılından beri Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak adlandırılmıştır. Camiye çevrilen Şapel içerisinde M.S. 626 yılında batan Doğu Roma (Bizans) Gemisinin eserleri sergilenmektedir.1958 yılında sünger avcısı kaptan Kemal Aras tarfından bulunan geminin kıç bölümü Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ve INA uzmanlarının çalışmalarıyla 1/1 ölçeğinde yapılmıştır.
Serçe Limanı Cam Batığı Salonunda, 1025 yılında batan teknenin kendisi sergilenir. Bu tekneden 3 ton kırık ve sağlam cam çıkarılmıştır. Dünyanın en büyük İslam cam kolleksiyonu burada sergilenmektedir.
Fransız kulesinin hemen yanındaki Baltalı kulede Büyük İskender'in manevi annesi , Satrap Mavzolos'un kızkardeşi olan Karya'yı M.Ö. 344 - 341 yıllarında yöneten Karya Kraliçesi Ada'nın mezar buluntuları sergilenmektedir. Kraliçe Ada'nın kafası İngiltere'de Manchester Üniversitesi, Tıpta Sanat bölümünde etlendirilmiştir. Kraliçe Ada'nın mankeni bir niş'de ayakta durur vaziyette sergilenmektedir.
Mausoleum Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Mausoleum'un yapımına Karya Satrabı Mavsolos zamanında (tahmini M.Ö.355) başlanmış ölümünden sonra kızkardeşi, aynı zamanda karısı olan Artemissia yapımına devam etmiştir.
Bu eser İon düzeninde 36 sütünun süslediği orijinali 46 metre yüksekliğinde olan ve tepesinde bir zafer arabası bulunan 21 basamaklı bir piramidin taçlandırdığı dev bir anıt mezardır.
M.S. 13 yüzyıla kadar korunan antik mezar önce bir depremle yıkılmış daha sonrada taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır. Ayrıca bu mezara ait birçok kabartma ve heykeller 1856 yılında İngiliz Arkeolog C. Newton tarafından British Museum'a götürülmüştür. Bu yüzden bu anıta ait eserlerin çoğu British Museum'da, ancak çok az bir kısmı Bodrum'da sergilenmektedir.
Antik Tiyatro Helen döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan biridir. Kapasitesi 13.000 kişiliktir. 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar Sahne, Orkestra ve Oturma yeridir. Bina uzun dikdörtgen bir yapıdır. Her iki uçta oyuncuların gireceği birer kapı bulunmaktadır. Bunlardan başka 3 ana giriş kapısı bulunmaktadır.
1973 yılında yapılan kazılardan sonra açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.
Mindos Kapısı Halikarnassos'un iki giriş kapısından biri olan Mindos Kapısı Bodrum'un Batı tarafındadır.Günümüze kadar sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Turkcell'in sponsorluğunda kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir.
Büyük İskender şehri kuşatmaya M.Ö.333 yılında bu kapıdan girmiştir. Çok zorlu bir direnişten sonra şehri fethetmiş ve Mausoleum hariç tüm şehri tahrip etmiştir.
PLAJLAR VE KOYLAR
GÜMBET: Bodrum’a sadece 3 km mesafede olan yarımadanın en ünlü koylarından bir tanesi. Sahildeki otellerin ve restoranların ortak olarak kullandığı plaj temiz ve ılık bir suya sahip. Dolmuşla beş dakikada ulaşmak mümkün. Gümbet’in arkasındaki tepede, Saldırşah mevkiinde, Halikarnas Balıkçısı ile ünlenen Cevat Şakir Kabaağaçlı yatmaktadır.
SALMAKİS ( BARDAKÇI ): Tanrıların mesajlarını ulaştırma yetkisine sahip olan Hermes ile, aşk tanrıçası Afrodit’in oğlu olan Hermaphroditos, bugün çift cinsiyetin adı olarak, tarihten tıp diline geçmiştir. Kusursuz güzelliği ile ün salmış Hermaphroditos gölde su ile oynaşırken, su perisi Salmakis, ona vurulur. Aşkına cevap alamayan Salmakis, bütün tanrılara yakararak, ikisini bir beden yapmalarını ister, tanrılar bu isteği kabul ederek, Salmakis ve Hermaphroditosu tek vücut haline getirir ve çift cinsiyetin öyküsü de böylece vücut bulur. Bardakçı, adını Bodrum halkının 1970’lere kadar içme suyunu aldıkları pınardan almıştır. Yöre dilinde ‘bardak’ adı verilen bu testilerle su Bodrum’a taşınmıştır.Çevresinde, birçok dinlenme tesisi olan Bardakçı Koyu’nun plajı kumludur.
BİTEZ: Ağaçlı anlamına gelen yerde artık ağaçlara rastlanmıyor. Sahili Gümbete çok benzeyen yerde daha çok su sporlarıyla ilgilenen kişiler tarafından ilgi görüyor. Dolmuşla 10 dk. da ulaşmak mümkün.
ORTAKENT - YAHŞİ: En eski yerleşim yerlerinden biri olan yer Bodrum’a 20 km. mesafede. Az ilerdeki Yahşi koyu ise temiz deniz ve kumsalı ile tercih edilecek bir mekan. Ortakent evleri, yöresel mimarinin en güzel örneklerine sahiptir. Görebileceğiniz en eski yapı, 1602’de savunma amacı ile yapılmış olan Mustafa Paşa Kule Evi’dir.
KARAİNCİR: Bağla’nın batısında yer alan yer temiz denizi ve kumsalıyla ünlü.Ayrıca küçük restoranlarda ev yemekleri de yemek mümkün.Yazın esen poyraza karşı korunaklı olduğu için, teknelerin sığındığı bir koydur.500 metre uzunluğunda kumsalı vardır, yörenin en güzel plajıdır. Çevrede yararlanabileceğiniz küçük motel ve pansiyonlar,bahçelerinden fışkıran renk cümbüşüyle sizi karşılamaya hazırlanır.
AKYARLAR: Yarımadanın en uç noktalarından biri ve Kos adasına en yakın olanı. Hergün Kos’a düzenli feribot seferleri yapılmakta.
TURGUTREİS: Yarımadanın batı yakasında kalan koy adını Osmanlı denizcisi Turgut Reis’ten alıyor. Diğer koylara Kıyasla daha gelişmiş olan kasabada her türlü alışveriş imkanı var.
KADIKALESİ: Tatil köyleri’nin yer aldığı bir sahil ayrıca tarihi evleriyle de ünlü.Adını yakında bulunan, Helenistik devre tarihlendirilmiş bir kale kalıntısından almıştır.
GÜMÜŞLÜK: Antik yazarlar, Gümüşlüğün bağımsız olarak para bastığından söz eder. Yöre halkı, çevrede bulduğu gümüş paralardan dolayı, bir gümüş madeni olabileceğini düşünerek, bölgeye Gümüşlük adını vermiştir. Yarımadanın en meşhur yerlerinden biri.Balık restoranlarıyla ünlü olan huzurlu ve sakin bir koy.
YALIKAVAK: Yarımadanın kuzeydoğu ucunda yer alan ve gittikçe gelişmekte olan sakin ve sessiz bir yer.Bodrum’un kalabalığını sevmeyenlerin en çok tercih ettikleri bir yer.
GÜNDOĞAN: Bodruma seksen kilometre uzakta ve yamaçtan denize bakan bir köy.Denizi oldukça temiz.
GÜLKÖY - TÜRKBÜKÜ: Eskiden iki ayrı köyken bugün birleşmiş durumda olan Gölköy ve Türkbükü sahil boyunca pekçok bar, restoran ve kulüb yer alıyor.Gün batımı ve dolunay manzarasıda görülmesi gerekli güzelliklereden.
TORBA: Bodruma en yakın koylardan biri olan Torba,yirmi yıl önce sadece sazlardan yapılmış salaş bir balıçı lokantası olan,dar bir yola sahip küçük bir koyken, bugün büyük oteller ve devremülklerin yer aldığı popüler bir koy.alıntı...
<****** language=********** src="altmenu.js" type=text/**********>******>
|