SUGİBİ

13/2/2009 - CİLT LEKELERİNİ ARTIK SORUN ETMEYİN

Kategori: CİLT BAKIMI
 
  • LEKE TEDAVİSİ

 
Cilt üzerinde oluşan lekelerin yaralanma, akne, kıl batığı, güneş, ilaç, kozmetik gibi sebepleri olabileceği gibi iç hastalıklardan kaynaklanan değişimler de olabilir. Bunlar atlanmamalıdır. Mutlaka doktora danışılmalıdır.
En sık görülen lekelenme sebeplerinden biri güneştir. Cilt kendini korumak için rengini koyulaştır. Bu koyulaşma cildin hassas olduğu noktalarda lekelenmeye dönüşebilir. Akne, sivilce izleri de benzer şekilde lekelenme yapabilir.
 
Tedavi amacıyla kimyasal peeling veya lazer uygulamaları yapılabilir. Hangisinin daha uygun tedavi seçeneği olduğu doktorumuz tarafından cildin genel yapısı ve ihtiyacına göre belirlenecektir.
 
Hangi durumları IPL Lazer sistemi tedavi eder?
 
Çiller
Yaşlılık lekeleri (Lentigolar)
Güneş lekeleri (Solar Lentigolar)
Doğum lekeleri
Seboroik keratoz
Hiperpigmentasyon
Şarap lekesi (Port wine stain)
Rosacea
Yüzde ve bacaklarda ince damarlanmalar
 
Kaç seans tedavi gerekir?
 
Bu lezyonun boyu, yerleşimi, derinliği ve rengine göre değişmektedir. Yüzdeki ince damarlanmalar ve yaşlılık lekeleri genellikle bir-iki tedavide iyileşebilirken, daha koyu ve derin doğum lekeleri daha fazla seans gerektirebilir. Her seans 15-20 dk. kadar sürmektedir.  Tedavi aralıkları dört-sekiz hafta civarındadır ve her seanstan sonra lezyonun renginde açılma beklenmektedir.
 
Tedavi sonrasında ne olacak?
 
IPL lazer tedavisini takiben hafif bir renk değişimi olabilir. Birkaç gün sonra lezyon üzerinde kabuklanma olur ve 7-14 gün içinde de düşer. Nadiren de bazı renk değişiklikleri aylarca kalabilir.
 
IPL tedavisinden ne beklenmeli?
 
Damarsal ve pigmente lezyonlarda hastalarımızın çoğunda düzelme görmekteyiz. Düzelme bazen çok dramatik olabilmektedir. Yine de her tıbbi işlemde olduğu gibi, bazı vakalarda hafif değişiklikler olabilir ve nadiren de değişiklik gözlenmeyebilir.
 

 
     LEKE ÇEŞİTLERİ
 
Melasma(Cloasma)
Doğum kontrol hapları içerdikleri hormonlar nedeniyle ve hamilelik sırasındaki hormonsal değişimler, melanin pigmentin aşırı üretimini neden olabilir,bu artış ile birlikte en çok güneş gören yanak,alın ve çene gibi bölgelerde boyutları büyük, lekeler oluşabilir,bazen genetik özellik taşıyan bu durumlar tekrarlayan hamileliklerle birlikte  artış gösterebilir
 
YAYGIN HİPERPİGMENTASYON
Böbrek üstü bezi yetmezliği ile oluşan addison hastalığı,hipertiroidizim  ve hemokromatoz  hastalığında görülür.
 
CAFE AU LAİT
Sütlü kahve renkli olan bu lekeler doğuştan ve ya erken çocukluk dönemlerinde gelişir,boyutları 2 em den 30 cm kadar olabilen bu lekeler bazen tek başlarında olabilirler ve ya norofibromatozis hastalıkların belirtisi olabilir.Bu yüzden bu lekeler kontrol altında tutulmalılar.
 
FOTO ALERJİK REAKSİYONLAR
Ağızdan alınan bazı ilaçlar ve ya topikal (bölgesel) sürülen bazı kimyasal ilaçlar ve ya bitki yaprakları güneş ile birlikte hiperpigmentasyona yol açabilirler.Bazen hafif kızarıklık e ya alerjik reaksiyon seviyesinde iken bazen daha ağır reaksiyonlar,bölgesel su toplamaları,ve bölgesel lekelerin oluşumuna neden olabilirler
 
KRONİK GÜNEŞ VE YA SOLARYUM BANYOLARI
Güneş ve solaryuma maruz kalmanın sonucunda cilt kendini korumak amacı ile daha kalınlaşır ve melanin pigment üretimi artar,dolayısıyla leke oluşumunda artış görülür.
 
ÇİL(EFELİD)
En çok yanak,alın ve çene kısmında görülen bu lekeler açık ve ya daha koyu kahve rengi lekeler şeklinde olabilirler. Genelde güneşli mevsimlerde artarken güneş olmayan mevsimlerde azalma gösterirler.
 
LENTİGO
Erken yaşlarda solar lentigo denilirken ileri yaşlarda oluşanlara senil lentigo denilir,boyutları 2-20 cm olabilirken, renkleri açık kahve renginden siyaha kadar değişen renklerde olabilirler,lentigolar bazen sistemik bir takım hastalıklarla birlikte olabilirler ve ya hastalıkların habercisi olabilirler,örneğin Peutz-jeghers sendromunda lekeler ile birlikte bağırsakta polip ve iç organlarda kanserler görülebilir.
 
LEKELERDE TEDAVİ
Lekelerin oluşum ve ilerlemesinde güneş çok önemli bir faktör olduğundan her şeyden önce güneşin UV ışınlarından çok iyi korunmak gerekiyor,unutulmamak gereken nokta ise UV ışınlarının bir tek güneşli mevsimlerde değil,bulutlu ve karlı havalarda var olduğunu ve lekelerin ilerlememesi ve yeni lekelerin oluşmaması için her dönemde güneşten iyi korunmak gerektiği,kış aylarında 15-20 faktör güneş koruyucular kullanmaları yeterli iken yaz aylarında daha yüksek faktör içeren güneş koruyucu kullanmak gerekir,güneş koruyucular etkilerini 4-5 saate bir kaybettiklerinde ve su ile temasta etkilerini yitirdiklerinden kaç saate bir onları tekrarlamakta yarar görülüyor,kozmetik sektörü ise bu konuda çok hızlı bir gelişme göstererek çok değişik alternatifler üretiyor,yüksek koruma faktör içeren fondöten ve pudralar,güneş koruyucu rujlar bu konudaki seçeneklerden birkaç tanesidir.
 
Medikal TEDAVİ
Bölgeye sürülen ilaçlar bazen bölgenin rengini açabilir ve ya soyucu nitelik taşıyabilir,bilinen en önemli renk açıcılar hidrokinon,kojik asit,askorbik asit olup,bazen tek tek bazen kombine şeklinde uygulanabilir soyucu nitelikteki ilaçlar ise meyve asitleri  ve ya retinoik asitlerdir ve daha derin tabakalara kadar nüfuz ederler,soyucular bazen tek başında bazen başka yöntemler ile birlikte kullanılabilirler.
 
Kimyasal peeling
Kimyasal peelingler yüzeysel,orta ve derin peeling olarak 3 gruba ayrılır yüzeysel ve derin peelingler doktorlar tarafından uygulanmalı,ve değişik konsantrasyonlarda olabilirler bu meyve asit türevi ilaçlar doğru uygulandıklarında kişinin günlük aktivitelerini ve işe gitmesini etkilemezler cilt tipi,cilt rengi ve problemin yoğunluğuna göre seans sayısı ve seans araları (ortalama 5-10 seans haftada bir)değişebilir*derin peelingler cildin derin tabakalarına kadar soyma yaptıklarından  iyileşme dönemleri  ağır geçer  doğru yapılmadığında yan etki riski fazla olduğundan  çok tercih edilmezler.
 
DERMABRAZYON
Derinin en üst tabakası olan epidermis tabakasının tamamı,dermis tabakasının ise üst kısmının dermabrazyon cihazları kullanılarak kaldırılmasıdır.Bu cihazlar hızla dönen tel fırça yada zımpara kağıdından oluşur ve derinin orta tabakalarına kadar soyulmasını neden olur.ilk iyileşme belirtileri bir hafta içersinde başlarken,birkaç haftaya kadar cildi dış etkenlerden çok iyi korumak gerekir,sadece ameliyathane ve steril şartlarda bu konuda eğitimi olan plastik cerrah ve dermatologlar tarafından uygulanan bu yöntem keloid oluşma riski olan kişilerde kesinlikle uygulanmamalı,güneş ve yaşlılık lekeleri yanı sıra akne izlerinde de uygulanabilir bir yöntem.
 
MİKRODERMABRZYON
Alminiyum hidroksi kristalları kullanılarak ciltte yüzeysel peeling yapma yöntemidir*bazen tek başında bazen kimyasal peelingler ile birlikte kullanılabilir, ameliyathane şartları gerekmez,Office şartlarında uygulanabilecek bir yöntem problemin yoğunluğuna göre seans sayısı değişir.
 
CRYOTHERAPY(KRİYOTERAPİ)
Lekenin dondurularak ortadan kaldırılmasıdır,uygulamalar kolay ve pratiktir.uygulamada sıvı azot  ve ya karbondioksit kullanılır,uygulamadan sonra bazen kızarıklık ve ya su toplamalar ve ona takiben koyu renkte kabuklanmalar olabilir*ortalama 2 hafta içersinde kabuklar dökülür ve daha canlı renkte canlı bir deri ortaya çıkar.
 

LAZER
Karbondioksit ve Erbium Lazer kullanılabilir. Karbondioksit lazer derin soymaya neden olduklarından,uzun iyileşme dönemleri gösterirler ve kollojen bantlarında yenilenme sağladıklarından aynı anda cilt de gençleşme sağlarlar iyileşme dönemi zor ve uzun sürelidir erbium lazer grubunda ise iyileşme süresi daha kısa,yalnız işlem oldukça kanamalıdır ciltte kollejen yapımında artış olduğundan ciltte aynı anda gençleşme sağlayabilir.
 

IPL(YOĞUNLAŞTIRILMIŞ ATIMLI IŞIK)
Ciltte her hangi bir soyulma yapmaksızın ciltteki lekeleri gidermektir işlemden sonraki ilk 2 hafta lekenin rengi koyulaşır,hafif bir kabuk tutar.10-15 gün içersinde kabuklar dökülür ve alttan daha temiz ve pürüzsüz bir cilt çıkar problemin yoğunluğuna göre ortalama 1-3 seans uygulama yapmak gerekir.Bu lazer çeşidi el üstündeki güneş lekeleri,dekolte ve göğüste yerleşen lekeler,yüzde ve vücuttaki kılcal damar ve varis, keloid ve epilasyon amacı ile de kullanılabilir.
 
 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2009 - 30 LU YAŞLARDA KIRIŞIKLIK VE PÜF NOKTALARI

Kategori: CİLT BAKIMI
 
  • 30 LU YAŞLAR VE KIRIŞIKLIKLAR

Bir çok kadın ileri bir yaştan sonra kırışıklıklarını takıntı haline getirir. Peki, bunu önlemek için neler yapıyoruz. En azından kırışıklıkların oluşma nedenlerine ilişkin neler biliyoruz? 
 
Bu soruya bir çok kadının vereceği yanıtı tahmin edebiliyoruz. Çünkü kadınlar genellikle cildin bu geçirdiği süreçten habersizler. Bu yazıya öncelikle buradan başlamak istiyoruz. Bir çok yabancı ve yerli uzmanın bu konudaki uygulamalarını araştırdık ve kırışıklıklara karşı nasıl savaşabileceğiniz noktasında bir rehber hazırladık.
 
Biliyorsunuz "kollajen" cildin destek dokusu. Ancak güneş ve "serbest radikaller"in etkisiyle kollajenin etkisi azalıyor.   İşte bütün bunların ardından kırışıklıklar oluşuyor. Kırışıklıkların oluşumu bu kadar basit! Ama önlemleri sabır istiyor.
 
Öncelikle güneşle direk teması uzun tutmamak gerekiyor. İkinci olarak da "serbest radikaller"e karşı savaş ilan etmeliyiz. Özellikle  iyi bir  "vitamin dostu" olursak bunun ilk adımını atmış oluruz. Yaşam biçiminizi öyle bir hale getirmelisiniz ki cildiniz bir çok olumsuz etkenlerle yıpranmasın. Yaşadığımız üzüntüler, streslerin hepsi bir gün yüzümüzde "kırışıklık" demetleri olarak bize geri dönecektir .
 
Unutmayın!   Stressiz bir yaşam da yeterli değil elbette. Bir kere sigarayı kesinlikle bırakmanız gerekir.  Uykunuzu mutlaka almalısınız, sabahları dinlenmiş olarak güne başlamanız cildiniz için avantajdır.
 
Gelelim beslenmeye. Bir kere günde en az iki litre su içmeniz çok önemli.  Beslenmeniz için en çok sebze ve meyvelere prim verin!
 
30 yaşa dikkat
Sağlıklı yaşam biçimini benimseyen bir insanın kırışıklıklardan çok korkmasına gerek yok. Başta da söyledik, iyi beslenme, vitaminlerle dost olma cildin kendini  yenilemesini sağlayabiliyor. Yediğiniz herşeyi cildinize yarar veya fayda sağlamasına göre seçmelisiniz. Yağlı etleri sakın mutfağa sokmayın. Yemekte çok fazla acı baharatlar kullanmayın. Metabolizmanın doğru çalışması direk olarak yüze yansır.
 
Mide ve bağırsağın düzenli işlemesi cilde canlılık kazandırır.  Sigara cildin düşmanı dedik, ya alkol? Maalesef alkolden de uzak bir yaşamınız olmalı. Haftada bir kadeh elbette sorun yaratmaz ama hergün alkol almanız cildi bozar. Kolayı ve kahveyi de an az düzeyde tüketin. (Aslında kolayı ve kahveyi hiç tüketmesiniz daha iyi)   Bol vitaminli yemek yemenin, zamanında dinlenmenin de önemi büyüktür sağlıklı görünen bir yüz için..Vitaminlerin yanı sıra cildin temiz tutulması da önemli. Her akşam mutlaka cildinizi temizleyip öyle yatmalısınız.
 
Egzersiz de şart
Şimdi gelelim bedensel hareketlere... Kırışıklıklarla ne ilgisi var demeyin. Çok var!  Hareketsiz bir yaşam aynı zamanda cilde de zararlıdır. Düzenli egzersiz yapanların cildine bakın. Pırıl pırıl ve canlı bir cilde sahip olduklarını göreceksiniz. Günlük yürüyüşler  ya da egzersizle sadece kendinizi genel  olarak iyi hissetmenize değil, aynı zamanda  stresten de sizi uzaklaştırmaya yarar. Enerjinizin yenilemesine neden olur.  Bunu dolaylı kazancı is kırışıklıkları daha az ve daha sağlıklı görünen  bir cilttir.
 
Kırışıklıklar nasıl oluşur
 
Şimdi de derinin yaşlanma serüveni hakkında biraz bilgi verelim. Cilt uzmanları bunu, genetik, metabolik ve  endokrin faktörler gibi  nedenlerle cildin yıpranma serüveni diye adlandırıyor. Daha anlayabileceğimiz bir Türkçeyle, süreç hakkında şunları söyleyebiliriz: Zaman geçtikçe, yüz yaşlanmadan dolayı yani tıp diliyle "intrensek" nedeniyle yıpranır. Bunu biz farketmeyiz ama bir "dev aynası" ile  cildinizi dikkatle incelediğinizde bu belirtileri görebilirsiniz. 
 
30 veya 35 yaşından sonra aslında "kader ağlarını örmeye" başlar.  Ama bunun farkında olmaz pek çok kadın.  Kırışıklıkların başka bir nedeni ise UV ışınlarıdır!  Bunu artık anti-aging uzmanları  "fotoyaşlanma" diyor.  Fotoyaşlanma, herkeste farklı bir etki yaratıyor. Ama esas olarak 30 yaş dolaylarında tehlike çanları çalıyor. İlk kırışıklıklarımız bu yaşta bize merhaba diyor:  35'inden sonra da cildin "bağ dokusu", yavaş yavaş bazı melekelerini yitirir.  Örneğin kendini yenileme özelliği olan cilt yapısı, bu yaştan sonra bunu gerçekleştiremez. Süreç içinde deride  incelme meydana gelir.  Nem sorunu başlar. Ciltte yer yer kuru tabakalar görülür. 
 
Mevsimler de etkili
Yaşlık nedeniyle oluşan kırışıklıklar da ciltteki hücrelerin işleviyle ilgilidir. Cildin yaşlanan hücreleri artık bir çok işlevini yerine getiremez. Doku alışverişi azalır. Özetle cilt dokusundaki  "yapım  faaliyeti"  ve "yıkım  faaliyeti"nden daha az bir noktaya gelir. Ve bu dengenin tersine işlemesi, ciltteki kırışıklıkları ve sarkmaların çoğalması anlamına gelir.
 
Cildimiz o kadar hassas bir yapıya sahip ki, mevsimlerin etkileri de onu yıpratır. Çok soğuk ve çok sıcaktan olumsuz etkilenir. Çalışma düzeniniz de ağırsa o da size bir kırışıklık demeti olarak geri dönebilir!. Elinizde sigara, önünüzde çay, sabaha kadar çalışan kadınların bu nedenle çok daha fazla dikkat etmeli. En azından çayın ve sigaranın azaltılıp, cilde çok daha fazla bakım yapmaya çalışmaları önemli. Tozlu yerlerde çalışanlar ise bakım asla ihmal etmemeli.

Hangi yöntemlerle kırışıklar giderilir?
 
Kimyasal  veya bitkisel  peeling ( Bu iki işlemde de, cilt  soyularak  cilt yenileniyor)
 
Lazer ile resurfacing (cilt yüzeyini yenileme işlemi )
 
Dolgu maddeleri (kollajen, hyaluronik asid, yağ, yapay dolgu malzemeleri) ile kırışık olan bölgenin altını doldurma.
 
Botilinum toksini yöntemiyle  kırışıklıkları yok etme
Yüz germe yöntemi
 
Kırışıklıklar için püf noktaları
 
Diyelim ki, ne bıçak altına yatabileceksiniz ne peeling yaptırma imkanınız var.  Kırışıklıklara karışı savaşmak için yöntem çok! Bakın bu da sizin ellerinizle yapabileceğiniz bir uygulama: Bilindiği gibi yüzdeki bu çizgilerden sadece yaşlılar  değil gençler de yakınabiliyor. Bunun nedeni de genellikle mimikler! Güneşli havalarda gözleri kısmak  veya kaşları çatmak, alnı kırıştırmak bir çok insan için tik haline gelmiş.  Bu alışkanlıkları takip edip kurtulmak gerekir.
 
 
Yatma biçiminizin de bu istenmeyen  çizgilere yol açtığınızı biliyor musunuz?  Uyurken başınızın şekline dikkat edin.  Yastığa yanlış konan bir bir baş nedeniyle genç yaşta kırışıklıklarla tanışabilirsiniz. Yüksek yastığı kesinlikle tercih etmeyin. Yüksek yastığa konan baş göğüse doğru kıvrılır. Bu yüzden de çene bölümünde ve boyunda kırışıklıklar meydana gelebilir.
 
Eğer kırışıklıklar yavaş yavaş belirmişse önleminizi çok basit bir şekilde alabilirsiniz. Evde uygulayabileceğiniz bazı  yöntemler işe yarar: Bir çay kaşığı öğütülmüş badem çekirdeğinin üzerine çok az su  ilave edin. Buna gliserin de katın. Bu karışımı iyice birbirine karıştırdıktan sonra kırışıklıklara uygulayın. Yaklaşık bir saat bu şekilde dinlendikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu işlemin ardından bir kremi yedirerek  cildinize sürün..
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2009 - KURU CİLT VE ÖNLEMLERİ

Kategori: CİLT BAKIMI
 
  • KURUYAN CİLTLER

Cildimiz özellikle kış aylarında daha çabuk gerilir ve hemen çatlar. Bu nedenle de daha özel bir bakım ister. Üstelik kış mevsiminde cildi korumak da çok kolay değildir. Çünkü evdeki sıcak ve kuru hava ile dışarıdaki soğuk hava arasında yaşanan gel gitler sonucu cildimiz, özellikle de yüzümüz epey zarar görür. Bu değişim yüzünden cildimizde istemediğimiz kızarıklıklar ve yanaklarımızda damarcıklar oluşur. Hava soğuyup kurudukça cildimiz için çok değerli olan nem de azalır. Ortaya çıkan çatlak dudaklar ve pürüzlü eller de kış aylarında adeta cilt bakımının önemini vurgularcasına gözümüze batar. Eğer siz de bu dertlerden yakınıyorsanız işte size yardımcı olacak öneriler;
 
Cildimiz neden kurur?
 
Soğuk havalarda cildimiz çok daha fazla nem kaybına uğrar. Bu nedenle de cilt susuz kaldığı için kurur.
Aşırı cilt temizliği bu durumu daha da artırır. Çünkü bildiğimiz o duş jelleri ve sabunlar “emulgator” denilen bir katkı maddesi içerirler. Bunlar, temizlenen bölgedeki kirin ciltten uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak bu maddeler aynı zamanda cildin kendine has yağlarını da yok etmektedirler. Cildin kendine öz yağları, nem kaybı ve zararlı etmenler açısından önemli bir koruma görevi üstlenmektedir. Bu nedenle de bu yağlar cilt açısından çok önemlidir. Bu durumda cildinizi gerektiğinden fazla kozmetik ürünüyle temizlemekten kaçınmalısınız. Özellikle de cildinizin kurumasına sebep olabilecek sabunlara dikkat etmelisiniz. Kullandığınız sabunun cildinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.
 
Yağ tabakası ince veya fazla gözenekli olduğunda, cilt daha fazla su kaybeder ve dolasıyla kurur.
 
Ayrıca parfüm veya kozmetik madde içeren bazı özel malzemeler, cilt gözeneklerine daha kolay ulaşıp, cildi tahriş ederler.
 
Rüzgar ve güneş gibi dış etkenlere maruz kalan cilt de daha fazla kurur.
Cildiniz C, E ve F vitaminlerinin eksikliğinden dolayı da kuruyabilir.
Cildin kurumasının başka bir nedeni de yaşlılıktır.
 
Önemli:
Ciltte bu nedenlerden dolayı; çatlaklar oluşur, kaşıntı meydana gelir, kepekli bir doku gelişir, cilt pul pul olur, alerjiye yakalanma riski artar ve deri soyulması oluşur. Eğer ciltte bu tür belirtiler olmuşsa hemen çareyi nemlendirci kremlerde aramayın. Çünkü bazı nemlendirciler cildi daha da kurutabilir! Birçok bakım kremi yağ tabakasına zarar verecek maddeler içermektedir. Bu nedenle nemlendirici seçiminde dikkatli olmalısınız.
 
Kurumayı önlemek için 7 öneri
 
Cilt hücrelerinin içten su ile beslenebilmeleri için gün boyu en az 2,5 litre su veya bitki çayı için.
Sıcak odalarda veya ortamlarda içi su dolu kaseler veya ıslak bezleri ısıtma sisteminin üzerine koymalısınız ki havadaki nem oranı artsın. Ayrıca odalarda bulunan bitkiler de havadaki nem oranını artırır.
 
Günde en az bir kez duşun alın. Genelde iki günde bir banyo yapmak cilt için yeterli olabilir. Ancak cildin çok fazla su ile temas halinde olmaması gerekir. Aralarda, sabun kullanmadan sadece su ve bir lifle yıkanmaya özen göstermelisiniz.
 
Duş yaparken kullanmak üzere en iyisi bebek sabunu alın. Bebek sabunları en fazla yağ içeren sabunlardır. Bu sayede temizlik sonrası cildin korunma tabakası normal şekilde oluşur.
Cildinizi duş veya banyodan sonra mutlaka kremleyin. Banyo sonrasında aradan bir saat geçse bile kremlemeyi ihmal etmeyin.
 
Özellikle parfüm, kimyasal ve boyar maddeler içermeyen kremler kullanmaya özen gösterin.
 
Solaryuma gitmeyin! Çünkü UV ışınları cildin kurumasına neden olmaktadır
 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/12/2008 - CİLT TİPİNİZE GÖRE KORUNUN

Kategori: CİLT BAKIMI

Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.

Bu nedenle güneşin cildiniz üzerindeki etkisini tespit edip buna göre bir korunma yöntemi seçmenizde yarar var.

1- Aşırı hassas ciltler
Beyaz bir ten, beyaz-sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar genelde bronzlaşamaz, güneşte kızarırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 5-10 dakikadan fazla kalmamalılar.

Güneşlenirken yüzlerine koruma faktörü 35, vücutlarına da koruma faktörü 30 olan ürünleri sürmeli, güneşin en yoğun olduğu saatlerde (11.00 - 16.00) asla şapkasız ve güneş gözlüksüz dışarı çıkmamalılar.

2- Hassas ciltler
Açık renk ten, sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar, çabuk yanmalarına karşın çok zor bronzlaşırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 10 - 20 dakikadan fazla kalmamalılar. Güneşlenirken yüzlerine ve vücutlarına koruma faktörü 20 - 30 olan ürünleri sürmeli, mutlaka suya dayanıklı ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 15 olan ürünleri kullanabilirler. Saat 11.00 - 15.00 arasında güneşe çıkmaktan kaçınmalılar.

3- Az hassas ciltler
Açık, pembemsi cilt, mavi veya yeşil gözler. Güneşlenirken kızarmalarına rağmen bronzlaşmayı başaramazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 15 - 25 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 10 olan ürünleri tercih etmeli ve saat 11.00 - 15.00 arasında gölgede veya şemsiye altında oturmalılar. Bronzlaşanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8 olan ürünleri de tercih edebilirler.

4- Normal ciltler
Buğday tenli, koyu sarı veya kumral saçlar, mavi, yeşil veya kahverengi gözler. Genelde çabuk bronzlaşır ve güneş yanığına maruz kalmazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 20 - 30 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8, su sporları yaparken koruma faktörü 10 ve suya dayanıklı olan ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 6 olan ürünleri kullanabilirler.

5- Sorunsuz ciltler
Esmer ten, koyu kumral veya esmer saçlar, kahverengi gözler. Çabuk bronzlaşır ve güneş yanığı nedir bilmezler. Ama yine de güneşe ilk çıktıklarında 30 - 40 dakikadan fazla kalmamalılar. Sorunsuz bir cilde sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 6 olan ürünleri tercih edebilirler.

6- Alerjik ciltler
Cildin güneşe karşı alerjik olmasının nedeni; UVA ışınları ve serbest radikallerdir. Bu nedenle uzmanlar, güneşe karşı alerjik bir cilde sahip olanların, tatile çıkmadan üç hafta önce, haftada 2 - 3 kez solaryuma girmelerinde fayda olduğunu söylüyorlar.

Alerjik olan ciltler, güneşlenirken koruma faktörü 20 - 25 olan ürünleri tercih etmeliler. Özellikle omuz, burun ve ayak tabanlarına bol miktarda koruyucu krem sürmeli ve her saat başı bunu tekrarlamalılar.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/11/2008 - CİLT BAKIMINDA YAPILAN 5 HATA !!!

Kategori: CİLT BAKIMI


Hangimizin güzellik peşinde koşarken bir kaç küçük kural ihlali olmamıştır? En kusursuz görünen cilde sahip olanlar bile ara ara sivilceler ile uğraştıklarını ya da temizlenmemiş makyajlarıyla yatağa girdiklerini itiraf ederler. Bu küçük hatalar çoğu zaman kısa vadede ciddi bir problem yaratmaz. Ancak uzun süre tekrarlanırlarsa eninde sonunda etkilerini yüzünüzde görmek kaçınılmazdır. New York Columbia Presbiterian Hastanesi'nin klinik dermatoloji doktorlarından David Bank'a göre, cilt epey dirençli ama onun da bir sınırı var. Ona iyi davranmazsanız, zamanla cildinizdeki problemlerle başedemez hale gelebilirsiniz. O halde öncelikle kötü cilt alışkanlıklarınızdan kurtulmalısınız; uzun yıllar boyunca harika bir cilde sahip olmanız neler yapmanız gerektiğini sizin için derledik.

1. Yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanmak.

Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde 'nemlendiricidir' yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.

Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care'i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
Ayrıca, tıraş jelleri ve kremleri, traş sonrası cildinizde yanma, kuruma gibi problemler yaşatmadan pürüzsüz bir tıraş sağlar.

2. Yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.

Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.

Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi, bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın; bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.

3. Yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.

Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinizin yumuşak ve dirençli yapan elastinini bozup, cildinizde erken yaşlanmayı tetikleyen ve cildin kendi kendini yenileme özelliğini etkileyen zararlı yapılar oluşturur.

Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da içenlerden uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminlerini içeren antioksidan özellik taşıyan bir nemlendirici kullanın.

4. Yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.

Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılması manasında cildiniz için yaralı olabilir. Ancak fazlası kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.

Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinize yardımda bulunun.

5. Yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizlemek. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?

Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Ve fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt teninize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve bunlarla iyi makyaj yapmak pek mümkün olmaz. Çünkü kılları birbirlerinin üstüne yığılmıştır. Bu da teninizde ve makyajınızda lekelere yol açar.

Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Ama bırakın makyaj fırçalarını yıkamayı, ikinci bir kat maskara atmaya bile zamanı olmayanlar için çabuk çözümler de mevcut. Örneğin Clinique'inki gibi anti mikrobik teknoloji kullanılarak probleme kökten çözüm getirmek için tasarlanan fırçalar.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

En güzel zamanları en güzel bilgileri paylaşmak için...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

  • AŞK
  • CİLT BAKIMI
  • DANTEL
  • DİYET
  • FOREX
  • GENEL KÜLTÜR
  • GÜZELLİK
  • HOTEL
  • LUXURY JET
  • MODA
  • SAC BAKIMI
  • SAĞLIK
  • SECCADE
  • Shadyside Inn Suites
  • TEKNOLOJİ
  • TURİZM&SEYAHAT
  • VİLLA
  • YAT
  • YAZMA KENARI
  • YEMEKLERİM
  • ÖRGÜLER
  • İLGİNÇ HABERLER
  • Arkadaşlarım

    cennetturkiyeturu
    nettenorgu
    sevdayuklu33
    fular
    ayseninneti
    yenitadlar
    anemonunmutfagi
    bayramsekeri
    birseyvar
    busecegunler
    caferose
    destina77
    didoli82
    dualarile
    esila48
    filizden
    ipekce03
    karadenizsofrasi
    karliorgu
    kezibanyenge
    lalezarhobi
    naturallovers
    rahmetyagmuru
    sessizciglik1
    songulacikgoz
    temmuz74
    zellankadef
    ekolmany
    bebu
    hercai58
    bebuc
    velayetnurlari
    womenfor
    biryudumsevda33
    supermarket0954
    goncakaranfil33
    sema042
    pillibabydunyasi
    orkide40
    neselimden
    ruhsaldr
    omersezgin
    etol
    balogluweb
    siirorguyemek